Platonik Düşünceler

Platonik Düşünceler

Platonik Düşünceler

Daldım Kurtköy’ün; o sadece betondan olan manzarasına, düşünüyorum. Şimdi, sevdiğim nerede ne yapıyor, ben nerede kola içiyorum. Siyah kola, içine viski falan karıştırmadım. Ama tadım tuzum olmadığından tadı acı geliyor. Ah, Tarabya’da olaydım. Ah bir olaydım orada. Etrafın yeşilliğinden, denizin maviliğinden düşünmeye fırsat kalmıyor. Mutlu ve huzurlu ve sessizce etrafı izlemek ne hoş. Buradayım diye üzülmüyorum ama.

Elimde olanlar ile mutluluğa devam. Telefonu biraz kenara koyup, yeğenlerim ile biraz çocukluk yaşamak. Senin ağabeyin bekar, senin yeğenin olamaz demeyin. Olur. Hem de bal gibi olur. Küçüklükten beri kardeş gibi büyüdüğüm insanlar ile olur. Amcamın kızı değil onlar, onlar benim ablalarım. Her birini farklı sevdiğim ablalarım, ağabeylerim ve yengelerim. Kendilerinin bana dayı demeleri ve küçüklüğünden alışılmış yeğenimin sadece bana dayı demesi ayrı bir hoşluk zaten. Bu küçük çocuklar ile çocuklar gibi gülüp eğleniyorum. Al işte yine aynı şey oldu. Fazla güldük, şimdi de oturup halime ağlayacağım neredeyse. Sevdiğim insanın bir başkasından vazgeçemediğini gördüğüme mi, yoksa tanıştığım insanla yakın arkadaşlık kurduktan sonra onun aynı kıza aşık olduğuna mı yanayım ben.

Platonik Düşünceler
Platonik Düşünceler

Her günüm isyan, her günüm keder ve her günüm depresyon ile geçiyor. Ben şimdi gidip, ben de bu kadar zamandır böyle böyle desem, yine ben kaybederim. Tamam acıya karşı bağışıklık kazandığımızı söyledik eyvallah, benim üzerimde neden test ediyorlar ki? Denemeyin, hissediyorum bazen. Üzülüyorum sonra. Aylardır konuşmadığım insanla aniden konuştuğum zaman ise fark ettim, neden vazgeçmediğimi. Bu yüzden uzun zamandır adam akıllı kimseyi sevemiyor, kimse için uğraşamıyorum. -Vay be bayağı olmuş harbiden- Biz şimdi normal arkadaş gibi konuşuyoruz. Daha önce bir kez ”kanka” demişti, uzun süre mesaj atmadım.

Zaten ben atmayınca atmıyor. Platonikliğin dibine vurmak bu olsa gerek. Her şeyden, herkesten habersiz sabrettim. Hani yüzdün yüzdün kuyruğuna geldin deyimi var ya, ben buna ulaşmışken bu yoldan dönmek istemiyorum. Daha önce acele ederek birini kaybettim zaten. Şimdi dayanabildiğim yere kadar gideceğim. Ya güzel günler göreceğiz güneşli günler ya da güneşli günler bizi görecek. Esen kalın 🙂 Sayfaya sonradan eklenen notlarından bir tanesi= Normalde çoğu yazımı sonradan düzeltirim veya bir şeyler eklerim ve kimseye haber vermem. Ne yazık ki otobüste üzgün argın etrafa bakarken fark ettiğim olayı, kafamda harmanlayıp buraya ekliyorum.

Belki bu kadar zaman boşa beklemişimdir. Yani sevmek denen şeyi yapmıyorumdur. Sadece acı çekmeyi seviyorumdur. Bu yüzden kimseye söylemeyip ve onların normal günlük davranışlarından kendime pay çıkartıyorumdur. ”Bana sevgisini belli etmek için böyle yazdı, bak bunu bana olan sevgisini göstermek için yapıyor, şöyle böyle.” Hani sevdiğim dedim ya, seviyorumdur ama normal bir insan olarak görüyorumdur, fakat bunu kendime bir türlü ispat edemiyorum falan.

Bir keresinde, kafamda tasarladım olup biteni. ”+Ben seni seviyorum. Şimdi sende bana şu cümleleri sarf et olur mu ve bende acıyı senin için çekeyim ve ne kadar sevdiğimi biraz daha gör.” Böyle olacağını düşündüğüm için bile elimden kayıp gidenler vardır. O yüzden ben, bu insanı gerçekten sevmediğimi fark ettim. Ben üzülmek için bir şeyler öğrenmek isteyen sıradan bir insanım. (15.07.16)

İlker Has’ın diğer yazılarına ulaşmak için tıklayınız.

Beni İnstagram’dan takip etmek için tıklayınız.

Platonik Düşünceler Platonik Düşünceler Platonik Düşünceler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir