Mayıs Aylığı
Mayıs ayının sonlarına doğru dalgın uyandım. Yanlış İrem’e mesaj attım. Tostu yaktım. Evi havalandırdım. Yatağı baştan topladım. Hem de öyle sosyal medyada gördüğümüz tarzda… Evi havalandırdım. Ruhumu havalandıramadım, bir türlü…

Bin bir türlü şarkı dinledim yine modumu bulamadım. Aynı şarkıları yeniden yeniden dinlemekten gına geldi. A’dan Z’ye ruh hâli yaşadım. Ortam yoktu. Odaklanamadım. Hem de her gün olduğu gibi.
Mayıs ayı 2024’ün içerisinde hızlı geçip giden aylardandı. Onu diğerlerinden ayıran tek şey yeni farkındalıklarım oldu. Son zamanlarda “farkındalık” kelimesine çok takıldım. Sanki bu kelimeyi anlamının ötesinde kullanıyorum gibi. Yani fazla bir farkındalık yaşıyorum gibi. Diğer aylardan daha fazla bir farkındalık vücudumda yer edinmiş de Haziran ayına beni tepkisiz sokmuş gibi.
Mayıs; Mart ve Nisan’dan ayrı geçmedi. Yine üzüldüm ve sevindim. Hayatıma yeni insanlar girmedi. Öteye göre bu sefer benim bir seçeneğim yoktu. Onlar girmek istemedi. Mayıs aylığım bir programa çıkmakla beni heyecanlandırdı. Henüz ilk haftalardayken bu ayın, diğer aylardan bir farkı olduğunu düşünmüştüm. Uzun sürmedi. Her zaman olduğu gibi.

Sanki üretkenliğim arttı ama yazdıklarım azaldı. Keza okuduklarım da öyle. Yürüyen Şato filmini de erteledikçe erteledim yine ve Yedi Numara’yı tamamen bırakmışım, farkında bile değilim. Fakat hayatın bana yeniden, en azından zamanının geleceğine inandığım bir dilimde yeniden Yedi Numara gibi hissettireceğine eminim. Yürüyen Şato içinse yeniden o heyecanı hissetmek istiyorum.
Mayıs ayı içerisinde de yayınevlerinden istediğim cevaplar gelmedi. Ne olumlu veya olumsuz bir cevap ne de mailimin onlara iletildiğine dair bir cevap bile gelmiyor. Bir arkadaşım söylemişti bana 6 ayın sonunda da olsun ya da 3 ayın sonunda sana olumsuz da olsa bir cevap veren yayınevi varsa, bu o yayınevlerinin kalitesini ortaya seriyor. Çok haklı. Olumsuz olarak dönen yayınevlerinden mailimin iletildiğine dair cevap bile aldım. Ama gel gör ki bize yollarken başkasına yollamayın diye uyaran yayınevlerinin “3 aydan sonra cevap gelmezse bunu olumsuzluk olarak algılayabilirsiniz” mesajları her yerde dolaşıyor. Hâliyle bir de dosyamın okunup okunmadığını düşünerek üzülüyorum, bunca üzüntünün yanında başıma bir de bunu kakıyorlar, sanki yetmiyor gibi.

Mayıs aylığımı gezilerle doldurmuşum. Tekirdağ, Arkeoloji Müzesi, Yerebatan Sarnıcı derken ayın ilk günleri dolu dolu geçmiş. Sonra bir duraklama, neredeyse her gün içilen ve çevrilen kahve fincanları, yeni yeni yazılar, yarım bırakılan kitaplar ve de bazı vefa örneği arkadaşlar…
Ha bir de gördüğünüz gibi hayatımda ilk defa birincilik sırası…

Diğer yazılarımı okumak için tıklayınız.
Youtube Kanalımda son yayınladığım şiirimi dinlemek için tıklayınız.
