Kırıklıklarımız
Kırılmak neydi? Bir insan neye, nasıl kırılırdı? O kadar çok şeye kırıldığımızı söylüyoruz ki gerçekten kırılacağımız şeyler ortadan kalkıyor. İnsanlardan beklediğimiz davranışları yapmadıkları için artık kırıldığımızı söylüyoruz, aslında insanların, olmasını istediğimiz biri yapamadığımızdan dolayı kırılıyoruz.
Bu hale kadar geldik evet. Artık insanlardan beklediğimiz davranışların altında davrandıkları için değil, insanların var olan davranışlarına katlanamadığımız için kırılıyoruz ya da bunu ilk önce güzel bir dille söylüyoruz, devam eden davranışa sert çıkarken kalp kırıyoruz. Sonuçta kimse, kimsenin kalbini bilerek kırmak istemez ya da kırdığının farkında olmaz ya da kırılan bir kalpte duramaz.

Resim 愚木混株 Cdd20 tarafından Pixabay‘a yüklendi.
Oysa yakıp yıkmaya gelince “Öyle Bir Geçer Zaman Ki Mete’si” olmayı çok iyi biliyorsunuz. Sanırım sizde karşı atak beklemediğiniz için kalbiniz kırılıyor. İnsanların kalbi kırıldıkça hep hayatlarından insanları kaybediyorlar, ben de kaybediyorum. Oysa onlara penceremizin önüne yuva yapan kuşları, pencere önlerinde duran çiçeklerin, kitapların ve sevginin önemini anlatmak isterken kaybediyorum. Yapılan tek yanlış bütün doğruları götürüyor, ne kadar kötü. Belki de insanların hayatımızdan çıkması kötü bir şey değildir. Mesela Galatasaray’ın eski teknik direktörü o takımdan ayrıldı ama daha iyisi gelsin diye ayrıldı, insanlarda böyledir. Bizim hayatımızdan, hayatımıza daha iyi biri gelsin diye çıkıyorlardır. Kaderimiz budur.
“Şehirlere de kırgın değilim. bilirim, yan apartmanımda otursan beni görmek için pencereden bakmazsın.” diyor. Kırılan kalplerin taşa dönme süreleri var, bu süre zarfının içinde gereken yapılmazsa kafamızı dışarı çıkartacak bir pencere aramayız.

Öne çıkan görsel vijeeshktd tarafından Pixabay‘a yüklendi.
İlker Has’ın diğer yazılarına ulaşmak için tıklayınız.
Beni İnstagram’dan takip etmek için tıklayınız.
Kırıklıklarımız Kırıklıklarımız