Erteliyorum Ertelemekten

Erteliyorum Ertelemekten

Erteliyorum Ertelemekten

Artık kendime bile yazamıyorum. Anca kendime konuşabiliyorum. Ne zaman niyetlensem, bir şeyler yazmak için otursam klavyenin başına-bilirsiniz yeni nesil klavye oldu, kâğıt kalem yok artık-hemen ardından geri kalkmak geliyor içimden. Hep bir ertelemek geliyor içimden. Bazen bu ertelemeler o kadar çok artıyor ki su içmeyi ertelediğim oluyor. Çiçeklerimi sulamayı ertelediğim oluyor. İnsanları hayatımdan çıkarmayı ertelediğim oluyor. Bazense, gelişi güzel hayatıma giren insanların, bana öğreteceği yeni derslere odaklanmadan onları beni hayatımda yalnız başıma bırakıp gitmeleri için bekliyorum. Sanki ben, insanları da erteliyorum.

Su içmek, yazarken aklıma geliyor. Biraz yudumlanıyorum. Bazen yazarken hatırlıyorum. Hani insan bir şeyleri okurken başka şeyleri hatırlar ya, işte ben yazarken hatırlıyormuşum. O kadar ertelemişim ki bunu bile şimdi öğreniyorum.

Ertelemek demişken, sanki biz yani hepimiz, tüm insanlık gibi düşünüyorum; uzun zamandır mutluluğumuzu erteliyor gibi değil miyiz? Bazı kelimelerin anlamlarını, erteledikçe unutuyoruz. Öyle, değil mi? Ben yalnız başıma mı erteliyorum yoksa? Yalnız başıma erteliyorsam, neden bu kadar insan mutsuz?

Diyorum ya kendime konuşuyorum. Şu klavyenin başından uzaklaşınca ya da bir gece yatağa erken girince, konuşmaya başlıyorum. Dur diyorum kalkıp yazayım, kim yazacak diyor öteki beriki…

Erteliyorum Ertelemekten
Erteliyorum Ertelemekten

Resim 愚木混株 Cdd20 tarafından Pixabay‘a yüklendi.

Yok, hayır yok öyle biri. Kendimi bile ertelediğimin gerçeğinden kaçmak için uydurduğum kimseler… sanki ben kendimi erteleyemezmişim gibi başkasına atıyorum suçumu ve sığınıyorum buna, hayattaki varlığımın inancı kadar.

Fark ediyorum da bazen nokta koymayı erteliyorum. Cümleyi tam bitirmek istemiyorum, kendimi tam anlamıyla ifade etmek istemiyorum. Al işte, kendimi ertelediğim bir an daha. Hem de cümlemi ortadan bölerek, yükselmeye başladığım bir anda, kendimi keserek…

Noktasıydı, suyuydu, mutluluğuydu derken ben yaşamı erteliyormuşum ya! Hem de ortasından erteliyorum. Afili bir keskinlik. Bir iç kıyım…

Şimdi de metni bitirmeyi erteliyorum. Aklıma gelen kelimeleri erteliyorum… ya iyiden iyiye deliriyorum ya da ben alarmımı erteliyorum. Belki de delirmeyi bile ertelemişimdir. Peki ya ertelediğim alarmım, bu saatten öte bir şey olmalı. Beni uyandırmak isteyen bir alarm, kendime gelmem için beni uyandırmak isteyen alarmı bile erteliyorsam?

Öne çıkan görsel 愚木混株 Cdd20 tarafından Pixabay‘a yüklendi.

Deneme kategorisinde yazmış olduğum diğer yazılarıma ulaşmak için tıklayınız.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir